Posted by: caponturist | June 28, 2010

Sait Faik’ten Ezginin Günlüğüne

Ezginin günlüğünden bir şarkıdır bugün sizlerle paylaşmak istediğim…

15 sene oldu sanırım, ilk dinlediğimde bir kadın dupduru bir sesle “çıplak heykeller yapmalıyım” diye başlıyor, ses muhteşem ve sonra şarkı dinleyiciyi bambaşka bir dünyaya sürüklüyor.

O zamanlar daha çocuğum, kiraz mevsiminin sevişme vakti olduğu betimlemesini dinlerken yüzüm kızarıyor. Zaman içinde Ezgi’nin günlüğünden bu muhteşem parçaya ara ara rastlıyorum, keyifle dinliyorum.

Beğendiğim parçaların sözlerini eskiden o kadar merak etmezdim de, zaman içinde -biraz da Çiğdem Talu’yu tanıdıktan sonra- güzel bir şarkının en önemli sac ayağının söz ve o sözlere esin kaynağı olan hikâyeler olduğunu öğrendim…

Adının “Kiraz mevsimi” oldugunu sandığım ama albümdeki adının “Şimdi Sevişme Vakti” olduğunu öğrendiğim bu parçanın esin kaynağının hikayelerini çok beğendiğim bir yazara, Sait Faik’e ait olduğunu öğreniyorum.

Bu vesile ile Sait Faik’in bu güzel şiirini de ilgilerinize sunuyorum.

ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ

Çıplak heykeller yapmalıyım
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için.
Ey önünden geçen ak sakalli kasketli
Yırtık mintanından adaleleri gözüken
Dilenci.
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım. Resimlerden.

Şu oğlan çocuğuna bak.
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.

Seni satmam çocuğum
Dörtyüzbin tekliğe.
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin.

Söylemeliyim.
Yok
Yok… meydanlarda bağırmalıyım
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.

Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım.
Baygınlık getiren şiirler.
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor.
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını.
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı
O biçimsiz Bizans şarkısı.

Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam?
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.

Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boş geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere.
Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğun
Oğlu bir şiir okusa
Karacaoğlan’dan
Orhan Veli’den
Yunus’tan, Yunus’tan…
(Kaynak: http://www.dosthane.de/saitfaik.php)


Şarkının künyesi hakkında da bilgi vermek isterdim.
Söz konusu parça Ezgi’nin Günlüğü, Oyun adlı albümünden. (1995 yılında çıkmış)
Müzik Nadir Göktürk imzasını taşıyor.
Vokal Arzu Bursa ve Hüsnü Arkan

Çıplak heykeller yapmalıyım
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için
Çırılçıplak heykeller

Bir kere duyarsan güzelliğini tadını
Sonra ah oturup hüngür hüngür ağlasam
Boş geçirdiğim bağırmadığım günlere
Kiraz mevsiminin sevişme mevsimi olduğunu

Sana nasıl bulsam nasıl bilsem
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak değil
Sevişme vakti olduğunu


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: