Posted by: caponturist | September 3, 2011

Müzikaller

Seneler önce, daha ortaokuldayken sömestr tatillerini hep Ankara’da geçirirdim. Ablam izin alır ve beni yoğun bir kültürel ve sportif maratona sokardı. Sabahları ille Kurtuluş Parkına gidilir iki seans paten yapılır, ardından taze sıkılmış portakal suyu içilir yanında tost yenir, matinede bir filme gidilir, arada ille bir muze, sergi gezilir eve dönülürdü.

Akşam en güzel giysiler giyilir, hani “iki dirhem bir çekirdek” denir ya, o şekilde opera/bale/tiyatro/konser’e gidilirdi. Matine, Suare, Promiyer, Gala kelimelerini o yıllarda öğrenmiştim. Gece düzenlenen gösterilere suare deniyormuş.

1986 kışı, Büyük Tiyatro’da Keşanli Ali’ye gitmiştik ablamla. Günlerden haftasonuydu, matineydi, çıkışta hava aydınlıktı…

Canlı bir performansla izlediğim ilk müzikal Keşanlı Ali mi yoksa Şen Dul mu, geçmiş zaman unuttum, ama müzikaller bende hep ayrı bir anlam ifade ederdi.

Operalar gibi iki satır ifadeyi uzun uzun anlatmıyor, olaylar daha seri akıyor, biraz da neşeli tabii.

o günden kalmadır sanata ilgim ve bilhassa müzikallere düşkünlüğüm.

Lüküs Hayat’ın Suna Pekuysallı, Zihni Göktaylı, Ayşe Sarıkayalı kadrosu TRT’de yayınlanmış, biz de VHS videomuza çekmiştik. o efsane kadroyu canlı performansında izlemek kısmet olmadı. Ama şu anki kadroyla Istanbul’da mutlaka gideceğim.

Keşanlı Ali, 1986’da hangi kadroyla icra edilmişti hatırlamıyorum. o zamanlar ekipteki isimlerin önemini vakıf değildim. Yine 2-3 yıl sonra TRT’de Gülriz Süruri, Engin Cezzar, Zeliha Berksoylu kadroyu izlemiş, kaydetmiş, canımız sıkıldıkça da izler olmuştuk.

O dönem TRT özel olarak müzikal yayınlıyordu, biz de keyifle izliyorduk.

Sanırım canlı olarak izlediğim en son performans Haluk Bilginer’in “Şekspir Müzikali”.
“Tüm dünya bir sahnedir, kadın erkek anca birer oyuncu” diye kulağımda yankılanıyor halen…

uzun zamandır açıp bakmıyordum ya masmavitunanın sitesine, şimdi açıp bakayım dedim, taslaklar arasında gördüm bu metni, biraz geliştirdim. zamanında ne yazmak amacıyla başladım bilmiyorum, ol sebepten de bağlayamıyorum.
ama bu bir başlangıç olsun. Müzikal üzerine bildiğim gördüğüm dinlediğim paylaşabilecegim her şeyi bu noktadan sunmam için vesile olsun.

Merhaba dostlar…
Yarın benim yılbaşım, daha aktif olmayı hedefliyorum.


Responses

  1. Lukus Hayat’a en az yedi kere gitmisimdir. Ve o kral kadroyu dort bes kere izledim. Sahaneydi. yeni oyunculari begenmeyebilirsin.
    Bahsettigin vhs kayit altin degerinde bu arada.. Bir kopyasini isterdim.
    Trt o muzikalleri gene yayinlasa… Dvd’sini satsa…
    Yeni yilin kutlu olsun

  2. İpekçim, Istanbula gidince mutlaka izlemeyi istiyorum. Gerçi iki sene önce Keşanlı Ali’yi izledim ve büyük bir hayal kırıklıgı yaşadım. sanırım Lüküs Hayatta da aynı duygular olacak.

    TRT nin bir zamanlar her pazartesi müzikal yayınladığını hatırlar mısın. meğer ne büyük bir nimetmiş.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: